• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
YILBAŞINI NASIL KUTLAMALIYIZ?

YILBAŞINI NASIL KUTLAMALIYIZ?

Yeni bir yıla daha yaklaştık. Birkaç gün sonra yeni bir yıla gireceğiz.

Öncelikle kendimize şu soruyu sormamız lazım: Yeni bir yıla girerken yahut bir yılı devirirken kutlama yapmak gerekir mi?

Rivayet olunur ki, sıcak bir yaz günü Bağdat sokaklarında bir buz satıcısı "Sermayesi erimekte olan insana yardım edin." diye bağırarak buz satmaktadır. Pazarda bu sesi duyan Cüneyd-i Bağdadi hazretleri düşüp bayılır. Ayıldığında ise “Aslında sermayesi eriyen adam benim.” der.

Geçen yıl duvara astığımız takvimin yaprakları bitmek üzere. Yenisini hazırladık, 31 Aralık gecesi asacağız duvardaki çiviye. Yine bir bir koparacağız ve yine bitecek. Takvim yapraklarının her gün tükenişiyle birlikte ömrümüzü de eritmiş olacağız.

Şair Ahmet Haşim,

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden

Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,

diyor şiirinde. İki kapılı şu dünya hanında misafiriz ve handaki merdivenleri her sene birer basamak çıkıyoruz. Yüzümüzü ak çıkaracak adımlar atarak merdivenin basamaklarını çıktıysak, işte onlar bizim hatırlanmaya değer davranışımız, amelimiz ve sevabımız olacak.

Devam ediyor şair,

Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak..

Sular sarardı... Yüzün perde perde solmakta,

Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...

Çıktıkça hayat merdiveninin basamaklarını, ömür bize çıkacağımız basamakların azaldığını, artık yeni takvim ve yılbaşıları düşünmenin gereksiz olduğunu fısıldayacak.

Hz. Ömer (r.a.) mührüne: “Ölüm sana nasihatçı olarak yeter” diye kazıtmış. Kendisine her gün ölümü hatırlatacak birisini parayla tutmuş, bir gün saçındaki ağarmış teli görünce tuttuğu adamın işine son vermiş.

Şair Arif Nihat Asya ise;

Yarına çıkmaktan nasıl olabilirim emin,

Genç bir delikanlının tabutu geçti demin.

dizeleriyle hayatın zerre kadar garantisi olmadığını dile getiriyor.

Bu açıdan yılbaşı gecesini kutlayan, kutlamayı düşünenler acaba neyi kutladığının farkında mı? Böyle bir takvim değiştirme gecesini, yılın bir rakam ilerleme gecesini sevinerek mi geçirmek lazım, yoksa hüzünle mi?

Kutlama, malumunuz üzere, birisinin ya da birilerinin sevincini birlikte eğlenerek paylaşmadır. Hangi sevinci paylaşıyoruz? Hem de yılbaşı gecelerinde yapılan “kutlama” etkinliklerinin avret yerlerinin yüzde 99’u açık tv programları, içkili sofralar, barlı sokaklar, kumarlı salonlar, çekilişli ortamlar olarak anlaşıldığı bir zamanda.

İlla kutlamamız gerekiyorsa bunu müslümanca, kendimizi ve ailemizi günaha bulaştırmadan, bize yakışır şekilde yapmamız gerekir. Bir kandil gecesini ihya ettiğimiz gibi mesela. Hem gecemizi sevap olarak değerlendirmiş, hem nefsimizle muhasebe yapmış, Rabbimizden bir yıllık süreçte işlediğimiz günahlar için af ve mağfiret, gelecek yılın hakkımızda hayırlı olmasını dilemiş, hem de alternatif bir kutlamanın da olabileceğini denemiş oluruz değil mi?

 

Yılmaz ŞEN

24 Aralık 2012

  
115 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın