• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
HOŞ GELDİN Ey Şehr-i RAMAZAN

HOŞ GELDİN Ey Şehr-i RAMAZAN

 

Recep ayıyla Regaip ve Miraç kandillerini kutladık; daha sonra Şaban ayında Berat kandiliyle yüce Rabbimizden beratımızı, kurtuluşumuzu diledik. Şimdi de on bir ayın sultanı, Yüce Kur’an’ın gönderilmeye başlandığı; bin aydan daha hayırlı olan mübarek kadir gecesini ihtiva eden Ramazan ayına girmiş bulunuyoruz.

“Şehr-ü ramazan” Allah ayı demektir.. Ramazan kelimesi “kızgın taş manasındadır. Nasıl ki kızgın taş etrafındaki şeyleri yakıp yok ediyorsa Ramazan ayı da kulların günahlarını bu şekilde yok ettiği için bu isim verilmiştir. Bazıları da “yağan yağmur” anlamında ele almışlar ve yağmurun yağması neticesinde yeryüzünün temizlenmesi gibi ramazan ayının da insanların günahlarını aynı şekilde temizlemesi sebebiyle ona bu ismin verildiğini söylemişlerdir.

Ramazan ayı af ve mağfiret ayıdır. İlahi rahmet ve mağfiretin oluk oluk aktığı bir aydır. Kalbimizi ve bütün organlarımızı kötülüklerden kurtarmak ve ibadetlerle Cenab-ı Hakk’ın sonsuz rahmet ve mağfiretine ermek için, bu ay kaçırılmaz bir fırsattır.

Ramazan ayı, Kur’an ayıdır. Kalplere nur, gönüllere şifa, mü’minlere rahmet ve bütün insanlığa hidayet olan Kur’an-ı Kerim bu ayda indirilmiştir. İnsanlara yol gösterici, doğruyu ve doğruyu eğriden ayırmanın delili olan Kur’an’ı hayatımızın merkezine yerleştirmeli bunun için de ramazanı fırsat bilmeliyiz.

Ramazan paylaşma, dayanışma, yardımlaşma, birlik olma ayıdır. Bu ayda aç olanların halini bizzat yaşayarak öğrenir, aç kalmanın, isteyip de yiyemenin ne anlama geldiğini yaşayarak tecrübe eder, yokluğun ve yoksulluğun ne demek olduğunu anlarız.

Ramazan ayı oruç ayıdır. Allah (c.c.) bu ayda oruç tutmayı mü’minlere emretmiştir.

“Ey iman edenler! Oruç, sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki,(oruç tutmak suretiyle kötülüklerden) korunursunuz.”

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) de hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur: “Mübarek ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.” (Buhari, Savm 5)

 Ramazan ayı güzelliklere yapılan hayır işlere on katıyla yedi yüz katı arasında çokça sevapların verildiği, adeta iyilik ve güzelliğin teşvik edildiği kaçırılmaz bir fırsattır. Ramazan on bir ay içinde farklı, bambaşka bir aydır. Otuz günlük bir sevap kazanma yolculuğudur. Otuz günlük bir temizlenme, af dileme, hatalardan sıyrılma, günahlardan tövbe etme ve daha çok sevap kazanma kampanyası niteliğinde bir aydır.

Bize verilen bu fırsatı iyi değerlendirmeliyiz. Bol bol tövbe istiğfar etmeliyiz. Orucu sadece mideyi aç bırakmaktan ibaret görmemeli, aynı zamanda kötü ve boş söz söylemekten, yalandan, dedikodudan, iftiradan, haksızlık ve kötülük yapmaktan, kul hakkına girmekten kaçınmalıyız. Aksi takdirde sadece aç kalmış oluruz. Zira Ebu Hüreyre’den gelen bir rivayette Efendimiz(s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Oruç, cehennemden koruyan bir kalkandır. Fakat kalkan yırtılıp parçalanmadıkça…” Bunun üzerine sahabeler  “Ya Rasulallah, orucu hangi şey paralayıp yaralar?” diye sorduklarında Allah Rasulü “Yalan, gıybet (dedikodu) orucu yırtar ve paralar!” cevabını vermiştir. (Buhari, Savm 2,9 )

Başka bir hadis-i şerifte efendimiz(s.a.s.) : “Kim, kötü söz ve işleri bırakmazsa, Allah’ın onun yemesini ve içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur.” buyurmaktadır.

Ramazan ayının gündüzlerini oruçla, gecelerini de namaz, zikir, dua, tövbe ve istiğfarla geçirmeliyiz.

Ramazan ayında, kimsesizlere, fakirlere, komşulara, yardımda bulunmalı, onlara şefkat ve merhamet göstermeliyiz. Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Fukarayı arayın, görüp gözetiniz. Siz ancak fakirleriniz sayesinde yardım görür ve rızıklanırsınız.”

İşte önümüzde otuz günlük bir fırsat. Duaların çevrilmeyeceği, tövbe ve istiğfarın kabul edileceği,  yapılan her güzel ve iyi davranışın kat kat sevapla karşılık bulacağı eşsiz bir zaman dilimi var önümüzde. Altınlar, mücevherler, kıymetli taşlarla dolu bir mekânda birisi size şu kadar zaman içinde buradan çuvalına ne doldurursan senin olacak dese ne yapardık? Herhalde hepimiz var gücümüzle, hatta bazılarımız gücümüzü de zorlayarak çuvalı daha fazla doldurmanın yolunu arardık.

Güzel ve iyi davranışların o kıymetli taşlar hükmünde olduğunu düşünerek amel defterimizi güzel, faydalı, Allah’ın rızasına uygun davranışlarla doldurmaya çalışalım.

Sevap hanelerimizi doldurmuş bir ay geçirmemiz temennisiyle…

 

 

  
66 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın