• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
PEYGAMBERİMİZ HZ MUHAMMED'İN EKONOMİK DURUMU

PEYGAMBERİMİZİN EKONOMİK DURUMU

  

  • Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) belirli bir dönem varlıklı olarak yaşamıştır. Fakat o, malı-mülkü, bağı-bahçesi olsa da hiçbir zaman lüks bir hayat yaşamamış, hayat standardını fazla değiştirmemiştir. Tarıma elverişli olmayan Mekke’de ticaret yapması, Hz. Hatice ile evlenmesi sonucunda varlıklı bir hayat yaşamış, İslam’ın ilk yıllarında Müslümanların ekonomik açıdan zor durumda kalması onu da zor durumda bırakmıştır. O, peygamberlikten önce de sonra da ihtiyaç sahiplerine infak etmiştir.

 

  • Ticaretle geçimini sağlayan Hz. Peygamber nübüvvetten sonra tebliğ görevinin sürekliliği, ağırlığı ve tebliğe karşı Mekkelilerin aldığı olumsuz tavırdan dolayı ticaretle fazla uğraşamamıştır. Hz. Hatice’nin vefatından fetihlere kadar Rasûlullah’ın hayatı oldukça sıkıntılı geçmiştir. Yaptığı görev karşılığında hiçbir ücret talep etmemiş, Müslümanlardan alınan vergilerden ve sadakalardan istifade etmemiştir. Hz. Peygamberin bu dönemlerde iki çeşit geçim kaynağı vardır: Birincisi hediyelerdir: Hz. Peygamber zekât ve sadaka kabul etmez; ancak hediye kabul ederdi. Sevenleri tarafından Hz. Peygambere hurma bahçeleri, ev eşyası, bazı hayvanlar ve bazı yiyecek ve giyecekler hediye edilmiştir.

 

  • Beni Nadir ve Fedek arazilerinin tamamının tasarruf hakkı, Beni Kureyza ve Hayber arazilerinden payına düşenler: 20 adet süt veren deve, 7 koyun 7 keçi, 7 at, hediye gelen katır ve merkepler, köleler cariyeler. Bazı rivâyetlerde 45 koyun ve 100 deve ifadesi yer almaktadır. İbn Abbas’ın bildirdiğine göre Hz. Peygamber “Veda Haccı”nda Müslümanlara 100 deve ikram etmiştir. Bir hadiste de Peygamberimizin bir fakire bir koyun sürüsü hibe ettiği bildirilmektedir.

 

  • Peygamberimizin muhtaç olmayacak derecede hayat sürdüğü dönem hayatının son zamanlarıdır. Bu dönemde Hz. Peygamber her zamankinden daha çok cömert davranmış, birkaç mal ve eşya dışında her şeyini tasadduk etmiştir.

 

  • “Muhayrık” isminde bir Yahudi, Uhud Savaşı’na katılmış ve kendisine bir şey olduğu takdirde yedi adet bahçesinin Peygamberimize verilmesini vasiyet etmiştir.  Muhaciri Ensarla anlaşmalı kardeş yapan Peygamberimiz, Ensardan herhangi biriyle kardeş olmamıştır. Bu yüzden bazı sahabiler de Peygamberimize bahçelerindeki bazı hurma ağaçlarını vermişlerdir. Bu durum Kureyza ve Nadiroğulları arazilerinin fethine kadar sürmüştür. Hz. Enes’in bu konudaki bir rivâyeti şöyledir: “İnsanlar Kureyza ve Nadiroğulları arazileri fethedilinceye kadar Hz. Peygambere hurmalık bağışında bulundular. O bundan sonra onlardan bunu kabul etmedi”.

 

  • Hz. Peygambere yakın çevreden hediyeler geldiği gibi o devrin âdeti gereği liderlerden ve krallardan da hediyeler gelmi ştir. Gelen bu hediyeler arasında her çeşidiyle yiyecek, giyecek (cübbe, takım bürde, mest) çadır, koku küpü, kılıç, deve, at, katır, dinar (para), cariye gibi o devrin kullanımında mevcut her şey vardı. Kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre Resûlullah sadece hediye almamış, kendisi de hediyeler vermiştir. Çoğu zaman gelen hediyeleri Suffe Ehli ile paylaşmıştır

  

  • Gelir kaynaklarından ikincisi ganimetler ve fey gelirleridir.Cahiliye Araplarının âdetine göre kumandanlara ganimetin dörtte biri kalır, geri kalanı gelişi güzel dağıtılırdı. Kur’ân ganimetlerin hükmünü Allah’a ve Resûlüne bırakmıştır.

 

  •  Kur’ân-ı Kerîm’de, kâfirlerden savaş sonunda elde edilen ganimet malların beşte biri ile savaş yapılmadan anlaşma yolu ile alınan malların (fey) tasarrufunun Hz. Peygambere aît olduğu beyân edilmiştir. Bu hükme göre ganimetlerin beşte dördü askerlere; beşte biri de Peygambere, akrabalarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kamışlaradır.

  

  •  Hz. Peygamber ganimetlerin payla şılmasından önce başkomutan sıfatıyla sembolik olarak beğendiği maldan almıştır. Aldıkları arasında kılıç, at, köle ve cariye vardır.

 

  •  Hz. Peygambere sava ş ve fetihlerden birtakım ganimetler, sava ş yapılmadan elde edilen Beni Nadir ve Fedek arazilerinin tamamı ile savaş yapılarak elde edilen Beni Kureyza ve Hayber arazilerinin beşte biri verilmiştir. Hz. Peygamber de bunlardan ailesinin ihtiyacını karşıladıktan sonra geri kalanını Suffe Ehli başta olmak üzere muhtaçlara sarf etmiştir. Fetihlerle birlikte Resûlullah’ın gelirleri artmıştır; ancak o hayat standardını fazla değiştirmemiştir. İhtiyaç fazlası malını tasadduk etmiştir.

 

  •  Bunların yanı sıra Hz. Peygamber az da olsa ticaret yaparak evin geçimini sağlamaya çalışmıştır.

 

 YILMAZ ŞEN

 www.yilmazsen.gen.tr

 

 

Kaynak: Kur'an'da Zenginlik ve Fakirlik, Mustafa Şen, Doktora tezi - 2008)

  
73 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın