• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

CAMİLERİMİZ NASIL OLMALI

CAMİLERİMİZ NASIL OLMALI

Geniş İslâm coğrafyasının değişik köşelerinde yükselen farklı mimarîdeki camilerin en güzel örnekleri şüphesiz Osmanlılar tarafından inşa edilenler olmuştur. Anadolu Selçukluları ve Osmanlı Devleti'nin yüzlerce yıl hüküm sürdüğü büyük coğrafyada taş, ahşap, cam işçiliğinin en zarif örneklerini bir araya getiren sayısız cami yapılmıştır. Bu camiler zamanla en değerli halılarla, şamdanlarla, saatlerle, levhalarla, rahlelerle ve yazma kitaplarla süslenmiştir. Ne var ki değişen zaman camilerin de kimliklerini büyük ölçüde yitirmesine sebep oldu.

Pek çok cami özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılma sürecinde bakımsız, sahipsiz, vakıfsız kaldığı için kaderine terk edildi. Hatta bazıları satıldı, yıktırıldı. Kimi önemli mabetler ise büyüyen şehirlerdeki imar hareketlerine kurban edildi, istimlak oldu.

Peki Anadolu kültürü ve şehirleri için cami ne demekti, Osmanlı toplumunda caminin anlamı neydi? Müslümanların günde beş vakit sadece namaz kılmak için değil, sohbet etmek, fikir alış-verişinde bulunmak için de bir araya geldikleri camiler kimliklerini nasıl yitirdi? Büyük camilerin inşa edilmeye başladığı son yıllarda, bu coğrafyanın en eski mabetlerinden olan mescitler nasıl tahribe uğradı, yeni ve üslupsuz camilerin yapılabilmesi uğruna nasıl kurban edildiler?

Birkaç metrekarelik mahalle mescitlerinden medresesi, mektebi, avlusu, sebili, kütüphanesi ile büyük bir külliye oluşturan camilere kadar Osmanlı mimarîsinde ayrı bir yeri olan camiler zamanla kimliğini kaybetti.

İslâm’da ibadet için toplanma yeri olan camiler yüzyıllar içinde gerek mimari gerekse fonksiyonları bakımından birçok değişikliğe uğradı. Müslümanların en önemli bu ibadet mekânı mimarî açıdan büyük değişiklikler gösterdi ve pek çok sanat akımından etkilendi.

Camilerimiz nasıl olmalı sorusunun cevabı, mimari dış görünüşüyle insanı büyüleyen iç dekoruyla insana kim için ibadet ettiğini hatırlatan bir mekan olması gerek.

Minareyle kubbe birbiriyle orantılı olmalı ne uzun ne kısa.

 

Camilerimiz Nasıl Olmalı?

Kubbeler çorba tası gibi değil kubbe gibi durmalı insanı merhametle örten ihtişam olmalı.

Renk seçimi insanı hüzünlendiren sonbahar renkleri hakim olmalı huzur ve huşu için. İnsanı nefsini tokmaklayan renkler kullanılmamalı o misafir hanelerde.

Mimber mihrap, kürsü; mermer veya ahşap fakat oyma işi olmalı, usta nakış nakış şefkat sevgi işlemeli.

Kapılar ağır olmalı, Selçuklu, Osmanlı heybetiyle karşılamalı tüm misafirlerini. Ses sistemi ekosuz, sade olmalı kulakları tırmalamayan bir ayarda olmalı.

Işıklandırma fazla olmamalı, huşu ve huzuru yakalayabilmek için loş olmalı.

Kısacası kul, camiyi dünyada huzuru yakaladığı sığınak olarak görmeli

Yılmaz ŞEN

23.10.2013


Yorumlar - Yorum Yaz