• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

CAMİ MİNARESİ NASIL YAPILIR

CAMİ MİNARESİ NASIL YAPILIR

Cami Minaresi Yaparken Nelere Dikkat Edilmeli

Minare deyince aklımıza ya kaplama tip, ya mozaik tip ya da ince mıcır ve çimento bileşeniyle yapılan tipler gelmektedir. Son zamanlarda metal minarelere de rastlamak mümkündür.

 

 

CAMİ MİNARESİ YAPIMI ESASLARI

Minare deyince aklımıza ya kaplama tip, ya mozaik tip ya da ince mıcır ve çimento bileşeniyle yapılan tipler gelmektedir. Son zamanlarda metal minarelere de rastlamak mümkündür.

Bu çeşitler arasında, ince mıcır ve çimento bileşeniyle yapılan minareler daha çok tercih edilmektedir ki, bunlar ayrıca boya istemez, özelliklerini asla kaybetmezler. Bu betonarme minarelerin görselliğine Osmanlı tarzı daha uygun ve şık yakışmaktadır.

Minare yaparken minarenin temele ve camiye bitişik olmamasına çok dikkat edilmelidir. Ne camiden çok ayrı bir yerde olmalı ne de cami temeline çok yakın olmalıdır. Herhangi bir deprem, sarsıntı gibi sonradan ortaya çıkabilecek durumlara karşı cami-minare kombinesi çok iyi hesaplanmalıdır.

Minarenin şekli, tipi, uzunluğu gibi konular daha önce mimari projede detaylı olarak yer almalıdır. Yoksa sonradan tartışmalar çıkabilmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın cami ve minare yapım esaslarına uygun olarak ölçüler belirlenmelidir. Camilerimiz ve minarelerimize sponsor olan, katkı sağlayan hayırseverlerimiz minarelerin şekli, tipi özellikle de uzunluğunda söz sahibi olmak istemektedirler. Bu istek çok zaman cami yaptırma komitesiyle kavgalara kadar uzayan tatsız tartışmalara dönüşebilmektedir.

Minareler caminin kubbe boyuyla orantılı olmalıdır. Birden çok şerefeli olarak planlandıysa, ilk şerefe büyük kubbe boyunu geçmemelidir. Cami ve minare yükseklik uyum ve ahengine bu anlamda dikkat edilmelidir.

Yaptıracağımız minarenin işçilik ve ustalığını mutlaka kaliteli, işten anlayan, bu alandaki iş referanslarını iyi incelediğimiz ve soruşturduğumuz minare ustalarına yaptırmalıyız. Köylerde fırın, çeşme, köprü vs. gibi işler yapan köy ustalarına minare ve cami işlerinin ustalığını yapabilirler diyerek bu işleri yaptırtamamalıyız. Çünkü bu işler gerçekten alanında uzmanlık isteyen çok boyutu olan işlerdir.

Minare sonradan boyanacak, sonradan koruyucu bakım malzemesiyle kaplanacak şekilde planlanmamalıdır. Sonradan yapılacak boyalar güneş, yağmur, sıcak, rüzgâr gibi dış etkenlerden kolay etkilenmekte, kabuk atmakta ve çirkin bir görüntü oluşturmaktadır. Sonradan boya ve bakımlar hem defalarca ve yıllarca tekrarlanan maliyetlere sebep olmakta hem de bunlardan randıman alınmamaktadır. Atalarımızın sözüyle “dokuz kere ölç, bir kere biç” şeklinde ifade edilen, inşaata başlamadan önce, uzun vadeli en uygun modeli, yapı malzemesi ve işçiliği hesaba katmakta büyük lüzum vardır.

Minarenin inşaatı tamamlandıktan sonra şerefe aydınlatmalarının ve kandil, bayram, mübarek gecelerde komple aydınlatmasını da hesaba katarak aydınlatma düzeneğinin tüm bunlara uygun olmasını sağlamak gerekmektedir. Komple aydınlatmak için minare altından, uygun yerlerden, dört projektörle yukarı doğru aydınlatma en çok tercih edilenidir.

Minarelerin başlıkları kimi yerlerde betonarme yapılırken, kimi yerlerde cam kaplamalı yapılmakta ve içlerine florasan lambalar yerleştirilmektedir. Bu aydınlatmaların kolay, pratik ulaşılabilir ve değiştirilebilir olarak tasarlanıp montajlanmasında büyük yarar vardır.

Minarelerin şerefeye açılan kapı aralıklarına ahşap kapı değilse bile sineklik tarzı bir malzemeyle, açılır-kapanır biçimde kapatmak gerekir. Eğer bu düşünülmezse birçok yerde, baykuş, güvencin gibi kuşların barınma noktaları yerine gelmektedir ve minarenin içi komple kuş gübreleriyle pislenmektedir.

Yılmaz ŞEN

2012 


Yorumlar - Yorum Yaz